Türkiye'de Portföy Yönetim Sektörü'nün Dönüşümü


Türkiye portföy yönetimi sektöründe mevcut durum, fırsatlar, potansiyel ve atılması gereken adımları ortaya çıkarmak için PwC Türkiye olarak, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı'nın 2016-2017 Refah Fonu kapsamında "Türkiye'de Portföy Yönetim Sektörü'nün Dönüşümü" çalışmasını gerçekleştirdik. 
Türkiye, Birleşik Krallık ve diğer ülkelerde portföy yönetim sektörünün önde gelen isimlerinin katkılarıyla hazırlanan ve  Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler içerisinde ön plana çıktığı bu raporda aşağıdaki sonuçlar ön plana çıkmaktadır. 

 

  • Türkiye’nin portföy yönetim sektöründeki potansiyeli, karşılaştırılabilir bölgesel ülkelere göre daha fazla göze çarpmaktadır. Temel yapısal reformlar ve bir takım iyileştirmeler sektörün gelişimi açısından gereklidir. Yeterli ve gerekli adımlar atıldığı takdirde Türkiye, portföy yönetim sektöründe faaliyet göstermek açısından gelişmekte olan ülkeler arasında en cazip ülke olarak karşımıza çıkmaktadır. Portföy yönetiminde Türkiye’nin bölgesel bir merkez haline gelmesi küresel olarak sektörün gelişimi için de önem arz etmektedir.
  • İFM çıpası önemini korumakla birlikte, sektörün katkıları alınmak suretiyle İFM stratejisinin, eylem planlarından ayrıştırılarak, daha açık, uzun vadeli ve kapsayıcı bir strateji ile yeniden ele alınması önerilmektedir.
  • TVF Yönetimi A.Ş.’nin portföy yönetiminde yerli özel sektör şirketlerinin kullanımı ve kamu portföylerinin yönetişiminin iyileştirilmesi, Türkiye’de portföy yönetimi sektörünü destekleyecektir.
  • Emeklilik fonları ve alternatif yatırım fonları, sektörün büyümesi yolunda önemli potansiyel taşımaktadır.
  • Yatırımcıların gelirlerinin vergilendirilmesi konusu üzerinde durulması gereken birincil önemde sorunlu bir alan olarak görülmemekle birlikte portföy yöneticilerinin performansa dayalı şahsi gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin teşvikler önerilmektedir. Finansal işlemlerde istisnaların uygulandığı özel vergisel bölgeler ise önerilmemektedir.
Bizi takip edin