PwC COVID-19 CFO Pulse Araştırması

PwC, CFO Pulse araştırma serisini COVID-19'un iş dünyası ve ekonomi üzerine etkilerini izlemeye yardımcı olmak üzere küresel finans liderlerinin görüşlerini alarak gerçekleştirdi. Toplumda güven oluşturmak ve önemli sorunlara çözüm üretmek amacımızdan hareketle, dünya çapındaki bu krizin toplumları ve iş dünyasını nasıl etkilediğini sağlam bir bakış açısıyla ele aldık.

Global için 5.si gerçekleştirilen son CFO Pulse araştırmasına 23 ülkeden 989 CFO katıldı. Türkiye'nin üçüncü defa yer aldığı araştırmada, Türkiye'nin önde gelen şirketlerinin CFO'ları, diğer küresel finans liderleriyle birlikte COVID-19 krizini birçok açıdan değerlendirdi.

Küresel COVID-19 CFO Pulse raporları

   15 Haziran 2020
   11 Mayıs 2020
   28 Nisan 2020
   14 Nisan 2020
   30 Mart 2020

Türkiye COVID-19 CFO Pulse raporları

   15 Mayıs 2020 
   4 Mayıs 2020

Finans liderleri güncel COVID-19 gelişmelerini değerlendiriyor

İki ay önce dünya genelinde CFO’ların koronavirüs pandemisinin şirketleri üzerindeki etkisiyle ilgili görüşlerini araştırdığımızda, CFO’ların neredeyse yarısının (%45) uzaktan çalışma kapasitesinin olmaması nedeniyle verimlilik kaybı beklentisinde olduklarını görmüştük. O dönemde pek çok şirket krizle mücadelenin erken aşamalarındaydı ve henüz toparlanma stratejileriyle ilgili düşünmeye başlamamışlardı. Bugün ülke ve şirket liderlerinin virüsün bir tehdit olmayı sürdüreceği bir ortamda ekonomilerin yeniden açılacağını kabul etmeleriyle birlikte dünya genelinde kısıtlamalar yavaş yavaş kaldırılıyor.

T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Haziran itibarıyla Türkiye’de “normalleşme süreci”ne girildiği, başta sağlık alanı olmak üzere toplum ve ekonomiyi ilgilendiren bir çok alanı içeren bu süreçte temel prensibin “Kontrollü Sosyal Hayat” olduğunun altı çizildi.

Bu yeni gerçeklikle birlikte CFO’lar çalışanlarını bazı köklü değişikliklere uğramış iş yerlerine geri döndürmeye odaklandılar.Türkiye CFO'larının göz önünde bulundurduğu en önemli önlemlerin başında işyeri güvenlik önlemlerini ve gereksinimlerini değiştirmek geliyor ve söz konusu “güvenlik” olduğunda kendilerine güvenleri tam. Pek çok şirket ilk krizi atlatmış durumda. Güvenlik önlemleri uyguladılar, uzaktan çalışma ve diğer bazı yeni çalışma şekillerine geçiş yaptılar ve şimdi de gelecek dönemlerde hayatta kalmak ve başarılı olmak için nelere ihtiyaç duyacaklarını değerlendiriyorlar. Elbette tüm bunları liderliğin kritik önem taşıdığı, sosyal gerginliğin yükseldiği bir ortamda yapıyorlar. Ülkelerin virüs yayılımında ve mücadelede farklı noktalarda bulunduğu küresel bir ortamda dahi şu ortak konular ortaya çıkıyor: yeni bir enfeksiyon dalgası ve insanların nasıl güvende tutulacağı hakkında kaygılar, küresel ekonomik kriz ortamında yol almak ve müşterileri yeniden kazanmak için çevik planlara duyulan ihtiyaç ve inovasyon yoluyla yeni gelir akışları elde etme çabası.

Öne çıkan bulgular

  • Türkiye CFO’ları işe dönüş stratejilerini uygularken şu konularda endişeliler: Küresel ekonomik krizin etkileri (%69), olası bir yeni enfeksiyon dalgası (%67) ve artan iş yapma maliyetleri (%31).
  • Türkiye CFO’ların yarısından fazlası (%56) kriz sonucunda gelirlerinde ve/veya kârlarında %25’e varan düşüş bekliyor. %67’si gelir akışlarını yeniden yapılandırmak için sundukları ürün ve hizmetlerde değişiklikler yapmayı planlıyor.
  • Şirketler yeni çalışma biçimleri benimserken iş yeri güvenlik önlemleri önceliğini koruyor. Türkiye CFO’larının çoğunluğu otomasyonu ve yeni çalışma şekillerini hızlandırmayı hedeflerken (%61), yaklaşık yarısı uzaktan çalışma deneyiminde iyileştirmeler yapmayı planlıyor (%47).

Öne çıkan endişeler: Küresel ekonomi ve olası bir yeni COVID-19 dalgası

Birçok ülke, geçtiğimiz haftalarda kısıtlamaları aşamalı olarak hafifletmeye başladı. Bu tür kararlar alınmaya devam ettikçe küresel CFO’lar da işe dönüş planlarını şekillendiriyor ve çalışanlarını ne zaman, nasıl ve ne ölçüde ofise geri çağıracaklarını belirliyorlar. Araştırmaya katılanlar, küresel ekonomik krizin bu planların uygulanmasını etkileyeceğinden endişe duyuyor (%60), bunun yanı sıra yeni bir enfeksiyon dalgası hakkında da endişeliler (%58). Şirketler üzerindeki finansal etkiye ilişkin endişeler de (operasyonlar, gelecek dönemler, likidite ve sermaye kaynakları üzerindeki etkiler) yüksek seviyelerde (%47). Daha düşük seviyelerde endişe yaratan konular arasında ise tedarik zinciri aksaklıkları (%17) ile uzaktan ve yerinde çalışma modellerinin bir arada etkin şekilde yönetimi (%16) yer alıyor. Bu konulardaki endişe seviyesinin daha düşük olmasının nedeni pek çok şirketin geçtiğimiz haftalarda ve aylarda bu alanlardaki becerilerini kanıtlamış olması.

Türkiye CFO’larının endişelerinin başında küresel ekonomik krizin etkileri (%69) ile olası bir yeni COVID-19 dalgası (%67) geliyor. Ayrıca iş yapmanın artan maliyetleri (%31) Türkiye CFO’larının gündeminde yer tutuyor ve bu saydığımız faktörler küresel CFO’lara kıyasla biraz daha yüksek.

Küresel ekonomik krizin etkisi tüm sektörlerde, özellikle de endüstriyel üretim ve otomotiv CFO’ları arasında büyük endişe kaynağı. Değişen harcama tercihleri ve alışkanlıklarıyla başa çıkmaya çalışan tüketici pazarları CFO’ları, müşteri güveninde azalma (%43) ve daha yüksek iş yapma maliyetleri (%21) konularında ortalamanın üstünde bir endişe taşıyorlar.

Küresel ekonomik krizin yarattığı etki CFO’ların bir numaralı endişesi

İş yerine dönüş ve değişen bir iş ortamında faaliyet gösterme konusundaki en büyük üç endişeniz nelerdir?


Küresel ekonomik krizin etkileri
%
COVID-19 salgınında yeni dalga
%
Operasyonlar, gelecek dönem, likidite ve sermaye kaynakları dahil olmak üzere tüm finansal etkileri
%
Tüketici güvenindeki azalmaya dayalı tüketim azalması
%
Artan iş yapma maliyetleri
%
Tedarik zincirindeki aksamaları
%
Uzaktan ve yerinde çalışma modellerini bir arada etkin şekilde yönetebilme
%
İş gücü üzerindeki etkileri veya üretkenlikte azalma
%
Çalışanların güvenliğini sağlamaya yönelik itimat eksikliği
%
Karar verme süreçlerindeki bilgi yetersizliği
%
Siber güvenlik riskleri
%

Kaynak: PwC COVID-19 CFO Pulse Araştırması, 1 Haziran 2020
Baz: Türkiye CFO'ları

CFO’ların pek çoğu bu yıl gelirlerde düşüş öngörüyor

Küresel CFO’ların gelir düşüşüne ilişkin beklentileri, küresel kriz ve finansal etkileri hakkındaki endişeler ve kilit ekonomik göstergeler ile örtüşüyor. Dünya Bankası küresel ekonominin %5,2’lik bir GSYİH daralmasıyla birlikte 2. Dünya Savaşından bu yana görülen en büyük gerilemeyi yaşayacağını öngörüyor. Bu durumun etkisi bölgeden bölgeye değişiklik gösterse de en nihayetinde tüm bölgeler bundan etkileniyor. Avrupa Komisyonu, AB ekonomisinin bu yıl %7,5 oranında düşüş yaşayacağını tahmin ediyor.

Böyle bir ortamda CFO’ların %53’ü gelirlerinde ve/veya kârlarında %25’e varan düşüş bekliyor. CFO’ların yalnızca %4’ü krizin etkisini değerlendirmenin hala güç olduğunu söylüyor.

Türkiye CFO’larına baktığımızda yarısından fazlası (%56) gelirlerinde ve/veya kârlarında %25’e varan düşüş bekliyor. Bununla birlikte, gelir ve/veya kâr üzerinde bir etki beklemeyen ve/veya artış olabilir diye değerlendiren katılımcıların oranı ise %28 - küresel CFO’lara göre daha iyimser bir yaklaşım.

Sektörler açısında değerlendirdiğimizde sağlık sektörlerindeki CFO’ların %10’un altında bir gelir düşüşü beklediğini ve hatta bir kısmının gelir artışı bile beklediğini görüyoruz. Öte yandan fiziksel mağaza kapanışları ve evde kalma tedbirlerinden çok ciddi etkilenmiş olan tüketici pazarları CFO’larının ise yarısından fazlası %25’e varan düşüşler bekliyor.

CFO’ların yarısından fazlası gelirlerinde %25’e varan düşüşler bekliyor

COVID-19’un şirketinizin gelir ve/veya kârı üzerinde nasıl bir etkisi olmasını bekliyorsunuz?



Kaynak: PwC COVID-19 CFO Pulse Araştırması, 1 Haziran 2020
Baz: Türkiye CFO'ları

COVID-19 yeni çalışma şekillerine geçişi hızlandırıyor

Araştırmamıza katılan küresel CFO’ların çoğu bu finansal zorlukları yönetirken güvenliğe odaklanıyor. Yeni iş yeri güvenlik önlemleri planlıyorlar (%75) ve çalışma alanlarını mesafeyi mümkün kılacak şekilde yeniden düzenliyorlar (%72). Ama elbette çalışanların tamamı fiziksel iş yerlerine geri dönmeyecek. CFO’ların yarısından fazlası uzaktan çalışma deneyimini iyileştirmeye (%52) ve uzaktan çalışmayı kalıcı bir seçenek haline getirmeye (%52) yönelik adımlar attıklarını belirtirken, %50’si otomasyonu ve yeni çalışma şekillerine geçişi hızlandırmayı planladıklarını açıklıyor. Bu bulgular kriz sırasında geliştirilen artırılmış esnekliğin kurumlarını uzun vadede daha güçlü kılacağına inanan %75’lik CFO ve bu sürede elde ettikleri direnç ve çevikliğe atıfta bulunan %65’lik CFO görüşleri ile örtüşüyor. Şirket liderlerinin elde edilen bu kazanımların sürdürülebilmesi için çalışanların verimli, işbirlikçi ve yaratıcı olmalarını sağlayacak araçları, davranışları ve teşvikleri değerlendirmeleri ve en etkili alanlara yatırım yapmaları gerekecek. Uzaktan çalışmanın daha yüksek bir tükenmişlik riskini de beraberinde getirmesi sebebiyle liderlerin çalışanlarının iyi olma hallerine izin kullanımını teşvik etme, psikolojik sağlık konusunda destek sunma ve kişilerin bireysel ihtiyaçlarını karşılama gibi yöntemlerle odaklanması gerekiyor. Bu da eşit derecede önem taşıyan bir konu.

Türkiye CFO'larının iş yerinde çalışmaya dönüşte göz önünde bulundurduğu en önemli önlemlerin başında işyeri güvenlik önlemlerini ve gereksinimlerini değiştirmek (%89) ile çalışma alanlarını fiziksel mesafeyi koruyacak şekilde yeniden düzenlemek (%69) geliyor. Otomasyon/yeni çalışma şekillerini hızlandırmak (%61) Türkiye CFO’ları için öncelikler arasındaki önemini artar şekilde koruyor, bu konuya küresel CFO’lardan daha fazla öncelik veriyorlar. Bu önlemleri destekler şekilde teması azaltmak üzere vardiyaları değiştirmek ve/veya alternatif ekipler oluşturmak (%61) öne çıkıyor. 

Sektör düzeyinde incelendiğinde enerji, altyapı ve doğal kaynaklar sektöründeki CFO’ların ortalamaya kıyasla daha ağırlıklı olarak iş yeri güvenliği (%83), iş yerlerinin yeniden düzenlenmesi (%77) ve maruz kalma riskinin azaltılması için vardiyaların değiştirilmesi (%59) konularına yoğunlaşması olası. Sağlık sektörü CFO’ları ise belki de tele tıbba hızlı uyum sağlamış olmanın da etkisiyle, uzaktan çalışmaya izin veren roller için bunu kalıcı bir seçenek haline getirilmesine (%64) ve uzaktan çalışma deneyiminin iyileştirilmesine (%69) daha yatkınlar. Bu CFO’lar aynı zamanda konum takibini uygulamaya da daha yakınlar (%26).

İş yeri güvenliği bir numaralı öncelik ancak pek çok şirket uzaktan çalışmayı da sürdürmeyi planlıyor

Yeniden iş yerinde çalışmaya geçiş sürecinde şirketiniz aşağıdakilerden hangilerini uygulamayı planlıyor?


İşyeri güvenlik önlemlerini ve gereksinimlerini değiştirmek (örn. Maske takma, termal tarayıcılar, çalışanların test edilmesi)
%
Çalışma alanlarını fiziksel mesafeyi artırmak için yeniden yapılandırmak
%
Otomasyon ve yeni çalışma şekillerini hızlandırmak
%
Teması azaltmak için vardiyaları değiştirmek ve / veya alternatif ekipler oluşturmak
%
Uzaktan çalışma deneyimini iyileştirmek
%
Uzaktan çalışmaya izin veren roller için bunu kalıcı bir seçenek haline getirmek
%
İş gücü konum takibini ve temas izlemeyi destekleyen yeni araçları değerlendirmek
%
Gayrimenkul ayak izini azaltmak (örneğin, ofislerin perakende satış yerlerinin kısmi açılması)
%
Etkilenen bölgelerdeki çalışma alanlarındaki çalışanlar için özel imkanlar sunmak (örn. Çocuk bakımı, özel ulaşım)
%
Etkilenen bölgelerdeki çalışma alanlarındaki çalışanlar için risk ödemesi sunmak
%

Kaynak: PwC COVID-19 CFO Pulse Araştırması, 1 Haziran 2020
Baz: Türkiye CFO'ları

CFO’lar güvenlik hazırlıkları konusunda kendilerinden emin

Çalışanların iş yerlerine dönüşü konusunda taktik ağırlıklı yaklaşımlar benimsendiği için küresel CFO’ların müşterileri (%79) ve çalışanları (%74) için güvenli bir ortam sağlama konusundaki güvenlerinin oldukça yüksek olması şaşırtıcı değil. Yeni bir enfeksiyon dalgası CFO’ların başlıca endişelerinden olsa da bu konuda da etkili şekilde cevap verebilecekleri konusundaki güvenleri yüksek (%71). Daha ileriye dönük önlemlere baktığımızdaysa güvenin azalmaya başladığını görüyoruz. Daha az sayıda CFO geleceğe yönelik becerilerin oluşturulması (%45) ve yeni gelir fırsatlarının belirlenmesi (%27) konularında yüksek güven düzeyine sahip. Bu durum şaşırtıcı değil, çünkü krizin tepe noktasında olduğu dönemde bu alanlara odaklanmamış olmaları olası.

Söz konusu “güvenlik” olduğunda, Türkiye CFO'larının kendilerine güveni tam. Türkiye CFO’larının çoğunluğu müşterilerinin güvenlikle ilgili beklentilerini karşılayabilecekleri (%92) konusunda kendilerinden çok emin. %81’i ise ikinci dalgaya yanıt verme ve iş yeri kapatma protokolleri konusunda yüksek güven düzeyine sahip. Çalışanlar açısından bakıldığında, güvenli bir çalışma ortamı sunabilecekleri (%69) ve çalışanların moralini yüksek tutma ve iyi olma halini yönetme (%64) konusunda güven duyuyor.

Sektörlere bakıldığında, tüketici pazarları CFO’ları perakende satış mağazalarının yeniden açılması için öncelikli bir faktör olan müşteri güvenliği beklentilerinin karşılanması konusunda yüksek güven seviyesine sahip olduklarını ifade ediyorlar (%82). Ayrıca, yeni gelir  fırsatları belirlemek konusunda da kendilerine güven duyuyorlar (%34). Bunun nedeninin fiziksel  mağazaların kapalı olduğu dönemde tüketicilere  seçenekler sunabilmek adına hızlı aksiyon almaları olduğu söylenebilir. Finansal hizmetler CFO’ları (%76) ikinci  dalgaya hazırlıklı olma ve iş yeri kapatma protokolleri  konusunda en yüksek güven düzeyine sahip.

CFO’lar müşterilerinin ve çalışanlarının güvenliğini sağlayabilme konusunda kendilerinden emin

Inovasyona yeniden odaklanmak şirketlerin toparlanmasında önemli rol oynayacak

Şirketler geleceğe yönelik olarak güvenin düşük olduğu bir alan olarak bahsedilen gelir akışlarının yeniden oluşturulması veya geliştirilmesi konularında istekliler. Çoğu küresel CFO (%63) bu amaçlarına ulaşmak için yeni veya geliştirilmiş ürün veya hizmetler sunmanın en önemli etken olduğunu söylüyor. Bu da inovasyonun toparlanma sürecinde itici faktörlerden biri olacağını gösteriyor. Inovasyonun sürdürülmesi için gerekli olan yaratıcılığı desteklemek üzere yeni çalışma şekillerine olan ihtiyaç artacak (örneğin yeni araçlar, yeni davranışlar, teşvik ve ödüller).

Diğer başlıca seçenekler arasında fiyatların artırılması veya düşürülmesi, veya farklı ödeme koşulları sunulması yoluyla fiyatlandırma stratejilerinin değiştirilmesi (%48) ve yüz yüze satıştan sanal satışa veya teslimata geçilmesi gibi alternatif dağıtım stratejilerinin araştırılması (%36) yer alıyor.

Türkiye CFO’larına baktığımızda, ürün veya hizmetler (%67) ile fiyatlandırma stratejilerine (%53) yönelik değişimleri gelirleri yeniden inşa etmenin ana unsurları olarak belirtiyorlar. Bunların yanı sıra tedarik zincirleri (%42) ve coğrafi pazarlara (%39) ilişkin stratejilere de küresel CFO’lardan daha fazla değiniyorlar.

Sektör düzeyinde planlanan stratejiler büyük farklılıklar gösteriyor. Teknoloji, medya ve telekomünikasyon CFO’ları (%75) ürün ve hizmet değişikliklerine ortalamanın üzerinde bir eğilim gösteriyorlar. Fiyatlandırma stratejilerinde değişiklikten ise genelde enerji, altyapı ve doğal kaynak sektöründeki CFO’lar bahsediyor (%55). Bu CFO’lar coğrafi pazarlarda değişikliğe de daha yakınlar (%37). Sağlık sektörü CFO’ları ise müşteri segmentlerinde değişiklikler yapmaya ortalamanın üzerinde bir yatkınlık sergiliyorlar (%48).

Sunulan ürün ve hizmetlerde değişiklik yapılması gelirin yeniden yapılandırılmasında önemli rol oynayacak

Aşağıdaki alanlardan hangilerinde yapılacak değişiklikler gelir akışlarınızın yeniden yapılandırılmasında veya geliştirilmesinde en büyük öneme sahip olacak?


Ürün veya hizmetler (Örn. yeni, geliştirilmiş, yeniden kullanıma hazır veya ayrıştırılmış çözümler)
%
Fiyatlama stratejileri (Örn. çözümlerin artan/azalan fiyatları, farklı ödeme koşulları önerisi)
%
Tedarik zinciri stratejileri (Örn. alternatif kaynak seçenekleri geliştirilmesi, sözleşme şartları değişikliği)
%
Müşteri segmentleri (Örn. doğrudan tüketiciye satış, yeni sektör hedefleri, B2C'den B2B'ye geçiş)
%
Coğrafi pazarlar (Örn. yeni pazarlara giriş, mevcut pazarlardan çıkış)
%
Dağıtım kanalları (Örn. yüz yüze yerine sanal satış veya teslimat)
%
Birleşme ve satın almalar, iş ortaklıkları veya ittifaklar
%
Yetenek (Örn. yeni yetenekler kazanmak, becerileri geliştirmek)
%

Kaynak: PwC COVID-19 CFO Pulse Araştırması, 1 Haziran 2020
Baz: Türkiye CFO'ları

Dijital yatırımlar ve Ar-Ge yatırımları gücünü koruyor

Krizin bir sonucu olarak giderlerin kısılması küresel CFO’ların başlıca finansal aksiyonu olmayı sürdürüyor (%81). Katılımcıların yarısından fazlası (%56) ise yatırımlarını ertelemeyi veya iptal etmeyi düşünüyor. Geçmiş CFO Pulse araştırmalarına kıyasla bugün daha az sayıda küresel CFO Ar-Ge yatırımlarını iptal edeceklerini veya erteleyeceklerini söylüyor (%14). Katılımcıların yeni ürün ve hizmet geliştirmenin önemine inanmaları açısından bakıldığında bu iyi bir haber. CFO’lar planlanmış olan dijital dönüşüm yatırımlarını da kesmeyi pek düşünmüyorlar (%11). Bu da otomasyonu hızlandırma ve uzaktan çalışma deneyimini iyileştirme planları hakkındaki bulgular ile örtüşüyor. Daha önceki tüm CFO Pulse araştırmalarımızda olduğu gibi genel yatırım harcamaları yine en yaygın ortak kesinti alanı olmayı sürdürüyor (%82).

Türkiye CFO'ları genel yatırım harcamalarını ertelemeyi düşünseler de tamamına yakını (%94) dijital dönüşüm yatırımlarına devam etmeyi planlıyor.

Sektörlere bakıldığında enerji, altyapı ve doğal kaynaklar sektörü CFO’ları ortalamaya kıyasla faaliyet yatırımı kesintileri yapmaya daha yatkınlar (%64) ve IT yatırımlarından daha az (%19) söz ediyorlar. Finansal hizmet CFO’ları ortalamaya kıyasla Ar-Ge kesintileri yapmaya daha az yatkınlar (%10). Teknoloji, medya ve telekomünikasyon CFO’ları ise çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim faaliyetleri yatırımlarından kesinti yapmayı düşünmüyorlar (%6).

Birçok CFO genel yatırım harcamalarını kısmayı veya ertelemeyi planlıyor; dijital yatırımlar, Ar-Ge ve siber güvenlik yatırımları ise devam ediyor

Şirketinizin COVID-19'un bir sonucu olarak planladığı yatırımlarını ertelemeyi veya iptal etmeyi düşündüğünü söylemiştiniz. Bu kapsamda aşağıdaki yatırım türlerinden hangileri dikkate alınıyor?


Tesisler ve genel yatırım harcamaları
%
Operasyonlar
%
Çevresel, sosyal ve yönetişim faaliyetleri
%
Bilgi Teknolojileri
%
İş gücü
%
Ar-Ge
%
Dijital Dönüşüm
%

Kaynak: PwC COVID-19 CFO Pulse Araştırması, 1 Haziran 2020
Baz: Türkiye CFO'ları

CFO’ların kriz hakkında zamanla değişen bakış açıları

Mart 2020’de küresel CFO’ların COVID-19 hakkındaki algılarını ve tepkilerini araştırmaya başladığımızdan beri güvenliğe odaklandıklarını, krizi sağlık, ekonomik ve toplumsal yönüyle yönettiklerini ve iş modellerini hızla değişen şartlara uyarladıklarını gördük. Bugün gelinen nokta, CFO’ların COVID-19 tehdidinin gelecekte bir süre daha devam etme olasılığı ile birlikte var olmanın ve buna rağmen başarılı olabilmenin yollarını aramaları gerektiğini kabul etmeleri oldu. Finans liderleri bir yandan kendilerini olası bir enfeksiyon dalgasına hazırlayıp ve gelir akışlarını kuvvetlendirmeye gayret ederken, bir yandan da bu yeni dengelerde çevikliği ve hızı ön planda tutmaya devam edecekler.


Araştırma hakkında

COVID-19'un şirketlere ve ekonomiye etkisini tespit etmek amacıyla PwC, finans liderleri ile iki haftada bir yeni girdilerle güncellenen küresel bir araştırma gerçekleştirdi. 1 ve 8 Haziran 2020 haftalarında araştırma kapsamında 23 ülke veya bölgeden 989 katılımcının görüşleri ele alındı.

 

İletişim

Zeynep Uras

Zeynep Uras

Müşteri ve Endüstri Grupları Lideri, PwC Türkiye

Telefon: +90 212 326 6062

Dr. Gökhan Yılmaz

Dr. Gökhan Yılmaz

Suistimal, Uyum ve Kriz Yönetimi Danışmanlığı Lideri, PwC Türkiye

Telefon: +90 212 326 6488

Bizi takip edin