Gayrimenkulde Gelişen Trendler®: Avrupa 2018

Gayrimenkulde Gelişen Trendler® Avrupa, PwC ve Urban Land Institute tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen bir çalışmadır.

Bu yıl 15. sayısı yayımlanan rapor, 2018 yılı ve ilerisi için Avrupa genelinde gayrimenkul sektörünün görünümünü ortaya koyuyor.

Gayrimenkulü yeniden düşünmek

Bu yılki anket katılımcılarının neredeyse yarısının Avrupa’da ekonomik büyümenin önümüzdeki 5 yıl içerisinde daha da iyileşeceği beklentisi doğrultusunda, Avrupa emlak sektörüne ilişkin iyimser bir görünüm hakim.

Diğer yandan, jeopolitik nedenlerle endişeler artık bölgesel olmaktan çok küresel.

Gayrimenkulde Gelişen Trendler®: Avrupa 2018 raporu, sektörün bir yandan karmaşıklaştığını ortaya koyarken, diğer yandan daha şeffaf ve erişilebilir olduğuna da işaret ediyor. Sonuç ne olursa olsun, yeni gayrimenkul ekosisteminde hayatta kalabilmek ve rekabet edebilmek için, yeni becerilere, geleneksel sektör sınırlarının ötesinde farklı işbirliği yollarına ve yeni iş modellerine ihtiyaç olduğu kesin.

 

 

Kilit bulgular

Anket katılımcılarının %80’i yatırımcıların hedefledikleri getiriye ulaşmak için daha fazla risk aldığını düşünüyor.

Son birkaç yıldır olduğu gibi bu yıl da, Avrupa gayrimenkul sektörü için ana endişe kaynağı uygun olan varlıkların mevcudiyeti. Katılımcıların %75’inden fazlası yatırımcıların hedefledikleri getirilere ulaşmak için daha fazla risk aldığını düşünüyor. Diğer yandan, katılımcılarla yapılan görüşmeler risk alma konusunda geçen yıla kıyasla daha dikkatli ve hesaplanmış bir yaklaşım sergilendiğini ortaya koyuyor.

Katılımcıların yarısından fazlası, özellikle demografik etkiler sebebiyle ‘niş sektörlere’ yatırım yapmayı düşündüğünü belirtiyor.

Lojistikten sonra, çeşitli konut türlerinin etrafında şekillenen ‘niş sektörler’ sıralamalarda baskın. Öğrenci yurtları, oteller, yaşlı bakım merkezleri ve apartman oteller bu yıl en üst sıralarda.

''Bu yılın başına siyasi gelişmeler damgasını vurmuştu ancak kaygılarımızın yersiz olduğu ortaya çıktı. OECD ülkelerinin tamamının ekonomisinin büyüdüğünü görüyoruz.''- büyük bir Avrupa sigorta şirketi

Siyasi istikrar, sağlam ekonomiler ve ‘şehir’ olma çabasındaki şehirler, Avrupa gayrimenkul sektörü açısından olumlu etkiler. Bu yıl Almanya’nın ilk 10’da 4 şehriyle yer almasının yanında, Avrupa’daki ana piyasaların genel olarak iyi gittiği düşünülüyor.

Katılımcıların %80’i Brexit sonucunda Birleşik Krallık’ta emlağa yatırımın azalacağını düşünüyor. Diğer yandan, geçen yıla göre daha az karamsarlar (%92).

Bu konuda küresel ölçekte bir şirketin yatırım yöneticisinin görüşü şu şekilde: ''Avrupa’nın finansal başkenti olan Londra’nın cazibesini kaybetmesi mümkün değil. Şüphesiz kiralarda bir düşüş görmeye başladık ancak buna çok da şaşırmamak gerek. Bence bu kısa vadeli bir durum; ne olursa olsun Londra gayrimenkul piyasası açısından güçlü kalmaya devam edecek''

Katılımcıların %67’si, teknoloji, büyük veri ve 'hizmet mekânı' kavramlarının geleneksel emlak değerleme modellerini değiştireceğini düşünüyor.

Gayrimenkul sektöründeki değişimler yeni iş modellerine öncülük ederek karar süreçlerinde karmaşıklığı ve riski artırıyor.

2018 yılında Avrupa’da görünüm

Gayrimenkulde Gelişen Trendler® çalışmasının katılımcıları güçlü piyasalardaki yüksek kalitedeki varlıklara odaklandıklarını açıkça ortaya koydu. Ancak yatırımcılar hedefledikleri getirileri elde edebilmek için daha fazla risk alıyor.

Temel varlıkların fiyatlarının aşırı yüksek olduğuna dair bir algı varken, bu belirsiz ortamda gayrimenkulde kıta genelinde doğru değeri bulabilmek zor olmaya devam edecek. Buna rağmen, 2017 yılındaki yüksek yatırım seviyesinin de gösterdiği gibi piyasa güçlü kalmaya devam ediyor.

Tahmin edileceği üzere, Brexit Avrupa emlak sektörü açısından önemli bir konu olmaya devam edecek. Her ne kadar Brexit, 2018 yılında Birleşik Krallık’taki düşen yatırımlardan kısmen sorumlu olacaksa da, Londra’nın uzun vadede durumu açısından pek de kaygı duyulmuyor. 

Kentleşme ve yoğunlaşma gayrimenkul için kilit etki olmaya devam edecek

Her ne kadar etkisinin önümüzdeki yıllarda zayıflayacağı yönünde görüşler de olsa, kentleşme geçtiğimiz yıllarda gayrimenkul stratejilerine en fazla etki eden faktör oldu. Gayrimenkulde Gelişen Trendler® çalışmasının en önemli bulgularından biri, katılımcıların %80’inin kentlerdeki yoğunlaşmanın devam edeceğini düşünüyor olması. Giderek belirsizliklerin arttığı bir dünyada bu önemli bir işaret olmakla birlikte, yaşam biçimleri ve istihdam trendlerinin yanında ulaşım ve çevresel etkileri de yansıtıyor.

Kentlerin başarıyla yenilenmesi için, evlerin, kamusal alanların, ulaşımın ve ticari gelişimin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerekir. Yatırım açısından da, gayrimenkul ve altyapının etkileşimi reel varlıklar açısından geniş yatırım fırsatları sunuyor. Reel varlıklardaki inovasyon, bireyleri ilgilendirdiği kadar toplumun tamamını da ilgilendiriyor.

Yönetici özeti

PwC ve Urban Land Institute (ULI) ortak çalışması olan Gayrimenkulde Gelişen Trendler® Avrupa 2018 raporunda, Avrupa'daki gayrimenkul yatırımı ve geliştirme trendleri, gayrimenkul finans ve sermaye pazarları, şehirler, emlak piyasası ile gayrimenkul sektörüne ilişkin diğer konular ele alınıyor.

İstanbul

Gelişen Trendler Avrupa araştırmasında İstanbul iki yıl önce 14. sıradayken geçtiğimiz yıl 28. sıraya, bu yıl ise son sıraya geriledi.

Diğer yandan, 15 milyona ev sahipliği yapan şehir, gayrimenkul şirketlerine pek çok fırsat sunuyor: Şehrin nüfusu oldukça gençken, daha fazla ve daha iyi hanelere olan ihtiyaç da yüksek. Ayrıca, mevcut birçok bina yenileme çalışmalarından fayda görebilecek durumda.

İletişim

Ersun Bayraktaroğlu
Gayrimenkul Sektörü Lideri
Telefon: +90 212 326 6098
Eposta

Hüsnü Dinçsoy
Danışmanlık Hizmetleri Lideri
Telefon: +90 212 376 5302
Eposta

Bizi takip edin