Belirsizliğin üstesinden gelmek

CEO'lar için dümeni sıkı tutma zamanı


23. Küresel CEO Araştırması

PwC, çeyrek asıra yaklaşan geleneksel yıllık Küresel CEO Araştırması’nı bu yıl 23’üncü kez gerçekleştirdi. Tüm dünyada 83 ülkeden 1.581 CEO ile gerçekleştirilen 23. Küresel CEO Araştırması’na göre, yeni bir on yıllık döneme girerken CEO’ların küresel ekonomi hakkındaki yaklaşımları şimdiye kadar hiç olmadığı kadar temkinli, CEO’ların yarısından fazlası 2020 yılında ekonomik büyüme hızının yavaşlamasını bekliyor.

CEO’ların kendi şirketleri açısından önümüzdeki yıl için öngörüleri de geçtiğimiz yıla göre gerilemiş durumda. CEO’ların yalnızca %27’si kendi şirketlerinin önümüzdeki 12 ayda büyüme potansiyeline “çok güvendiğini” söylüyor.

Küresel CEO Araştırmaları gösteriyor ki, CEO’ların kendi şirketlerinin gelir artışı beklentileri konusundaki sezgileri, küresel ekonomik büyümeye dair en iyi gösterge. CEO’ların 12 aylık gelir artış potansiyeline güven seviyesi ile küresel ekonominin yakaladığı gerçek büyüme seviyesinin birbiriyle çok yakından ilişkili olduğu görülüyor.

Türk CEO'ların temel değerlendirmeleri

Türk CEO’ların çoğunluğu (%72) kendi şirketlerinin önümüzdeki 12 ayda büyüme potansiyeline “güvendiğini” söylüyor.

Bu büyüme potansiyeline ulaşabilmek için gelecek 12 ay içinde ilk olarak operasyonel verimlilik (%71) ve piyasaya yeni bir ürün veya hizmet sunmak (%68) konularında aksiyon almayı planlıyorlar. Diğer yandan, girişimciler veya start-up'lar ile işbirliği yapmak potansiyel vaad ediyor (%20).

%48

Temel becerilere erişim konusunda endişeli

%28

Beceri/yetenekleri geliştirilmiş çalışanları elde tutmak en zorlu konu

Ülkelerin Vergi Özetleri 2018/2019

Türk CEO'ları büyüme, güven, tehditler, mevzuat, yetenek geliştirme ve iklim konularında ne düşünüyor?

Türk CEO'ların bu ana konu başlıklarındaki değerlendirmelerini küresel ve Avrupa sonuçları ile karşılaştırmalı olarak analiz ettik. Faaliyet gösterdiğiniz sektörü seçerek bu değerlendirmeleri detaylı inceleyebilirsiniz.

4 Ana Gündem

Belirsizlik Büyüme Beklentilerini Baltalıyor

CEO'lar nereden hangi noktaya bakarlarsa baksınlar gelecek belirsizliklerle dolu. Belirsizlikler arttıkça beklentiler de düşer. Son iki yılda, küresel GSYİH büyümesinin azalacağına inanan CEO'ların yüzdesi on kat arttı (%5'ten %53'e). Dünyanın her yerinde CEO’lar daha karamsar. Ve neredeyse her bölgede, CEO’ların kendi şirketlerinin 12 aylık büyüme beklentilerine olan güvenleri önemli ölçüde azaldı. CEO'lar önümüzdeki üç yıl için daha umutlu; bununla birlikte, güven düzeyleri 2009'dan beri hala düşük bir seviyede seyrediyor. Aşırı regülasyon en büyük endişe kaynağı olmaya devam ederken özellikle belirsiz ekonomik büyüme, ticaret savaşları, iklim değişikliği ve siber tehditler konusunda endişeler de artıyor. Tüm bu cephelerdeki bilinmeyenler, CEO’ların geleceğe bakışlarını karartıyor.

Siber Alanda Güvenlik

Bilgiyi tüm dünyaya yayan ve demokratik hale getiren internet artık vaat ettiklerinin istenmeyen ve tehlikeli sonuçlarıyla yüzleşiyor. Dijital teknolojiye yönelik uygulamaları yönetebilecek veya saldırıları kontrol edebilecek etkili bir küresel çerçevenin olmadığı bir ortamda araştırmaya katılan CEO'ların çoğu, çevrimiçi içerik, veri gizliliği ve baskın teknoloji platformları alanlarında regülasyonların artacağını öngörüyor. Sonuç olarak, internetin daha fazla bölünmesi ve parçalanması olasılığı her zaman önümüzde. İnternetin sunduğu küresel, her şeyi kapsayan ve her şeyi bilen bir platformun baskın modeline karşı tepkinin doğması doğal. Aynı zamanda belirli ortak standartlarla desteklenmiş ve düzenlenmiş bir yöne gidiş söz konusu olabilir. Küresel ekonominin Dördüncü Sanayi Devrimi'nin vaat ettiklerini gerçekleştirmesi için bu alanlarda daha derin iş birliği ihtiyacı kaçınılmaz.

Yeni Yetenekler Geliştirmek Artık Tartışmaya Açık Değil

Beceri ve yeteneklerde gelişme, ekonomik iyimserlik ve gelir artışı beklentisi arasında doğru orantılı bir ilişki var. Üst düzey beceri kazanma potansiyelini benimseyen CEO'lar, daha güçlü bir şirket kültürü, daha fazla yenilik ve daha yüksek işgücü verimliliği gibi sonuçlarla yatırımlarının karşılığını alıyorlar. Yeni yetenek geliştirme yolculuğunda en uzağa gidenler çalışanlarını elde tutmayı birincil zorluk olarak ortaya koyarken, sürece yeni başlayanlar motivasyon ve kaynak eksikliğini en büyük engel olarak görüyor. Şu bir gerçek ki; otomasyondaki artışlar, demografik verilerdeki değişiklikler ve yeni regülasyonlar, şirketlerin teknolojik değişimin hızına ayak uydurmak için ihtiyaç duydukları yüksek becerili yetenekleri çekmeyi ve korumayı çok daha zorlaştıracak. CEO’lar gelecekteki işgüçlerini büyütmek ve güçlendirmek zorundalar.

İklim Değişikliği: Krizde Gizlenen Fırsat

İklim değişikliği artık gündemin merkezinde. Dünya çapındaki kuruluşlar iklim değişikliği risklerini ve hatta potansiyel fırsatlarını tanımaya başlıyor. On yıl öncesiyle karşılaştırıldığında, bugün CEO'lar itibar, yeni ürün ve hizmet fırsatları ve hükümet ya da mali teşvikler gibi 'yeşile' gitmenin yararlarını daha fazla anlamaya başlamış durumda. Batı Avrupa ve Asya-Pasifik'teki şirketler, hükümetlerin bu bölgelerde sürdürülebilirlik taahhüdü göz önüne alındığında, daha yeşil olmayan bir ekonomiye geçiş risklerini değerlendirmede ön sırada yer alıyor. Buna karşılık, ekonomilerin temiz enerjiye yönelik küresel ilerlemeye en fazla maruz kaldığı Ortadoğu'da, şirketler daha düşük karbonlu bir geleceğin getireceği olası değişikliklerin değerlendirilmesinde biraz geriden geliyor.

PwC Türkiye Başkanı Halûk Yalçın'dan...

“23. Küresel CEO Araştırması bize; dünya genelinde pek çok alandaki belirsizliğin CEO’ların gelecek beklentilerini de etkilediğini gösteriyor. Ekonomik büyümenin yavaşlayacağını düşünen CEO’lar en çok aşırı regülasyon, ticaret savaşları ve belirsiz ekonomik büyümeden endişe ediyor. Karşı karşıya olduğumuz bu zorluklar ölçeği ve hızı farklı olsa da kavram olarak yeni değil; ve asıl önemlisi beraberinde gerçek fırsatları da getiriyor. Bu yıl, Davos’ta başlamak üzere tüm liderler bu zorluklarla başa çıkmak için iş birliği yollarını arayacaklar. Çevik bir stratejiyle, paydaşların değişen beklentilerini merkeze alarak, son yıllarda içinden geçtiğimiz zorlu süreçlerdeki deneyimlerini kullanan şirketler büyümeye devam edecekler.

Büyüme beklentileri konusunda aslında küresel CEO’lar ile önceki dönemde daha da ihtiyatlı bir çizgide olan Türk CEO’ların oldukça yakınlaştıklarını ve birkaç yıldır süregelen temkinli duruşlarını devam ettirdiklerini söyleyebiliriz. Ekonomik büyüme beklentileri düşmüş olan Türk CEO’lar bununla birlikte zorlu dönemlerde iş yapma deneyiminin etkisiyle orta vadeli büyüme beklentilerinde göreceli olarak daha iyimser bir tablo çiziyorlar. Belirsizliğin hakim olduğu böylesi bir dönemde değişen global dinamikleri ve küresel sermayenin beklentilerini çok iyi süzerek, Türkiye’den küresel değer zincirlerine akıl ile uzanmalıyız. Ekonominin tüm paydaşları olarak iş birliği içerisinde çalışıp dalgaların yükseldiği bu dönemde, ticaret savaşlarından yeni ekonomik yapı ve koridorlara erişecek strateji ve uygulamalar ile ülkemizi bir adım öne çıkarmalıyız. Kuşak ve Yol, Brexit, ülkeler arası yeni ticaret eksenleri gibi fırsatları ortak akıl ile lehimize kullanmalı ve gelecek kuşak teknolojiler ve yenilenen yetenekler ile başarıya koşmalıyız.”


{{filterContent.facetedTitle}}

Sektör yansımaları ve öne çıkan yayınlardan ilk siz haberdar olun.

Aşağıda yer alan "Gönder" butonunu tıklayarak, PwC Türkiye Kişisel Verilerin Korunması ve Veri Gizlilik Bildirimini incelediğimi ve PwC Türkiye ile paylaştığım tüm kişisel verilerimin doğru, güncel ve tam olduğunu beyan ve taahhüt ediyor ve işbu formdaki kişisel verilerimin PwC Türkiye tarafından işlenmesine ve aktarılmasına rıza gösteriyorum. Fikrinizi değiştirir ve bizden bilgi almak isterseniz, Bize Ulaşın sayfamızdan e-posta yollayabilirsiniz.

İletişim

Pazarlama ve İletişim Departmanı

 , PwC Türkiye

Telefon: +90 212 326 6060

Gizle