Araştırmamızı 29 Eylül – 9 Ekim tarihleri arasında, Türkiye genelinde 18-65 yaş arası tüketicilerin katılımıyla online olarak gerçekleştirdik. Bu yıl araştırmamıza yeni sorular da ekledik. Tüketicilerin indirimlerin gerçekliğinden nasıl emin olduklarını, online pazaryerlerine yaklaşımlarını ve yapay zekâ destekli araçların alışveriş kararlarındaki yerini daha yakından anlamaya çalıştık.
Üç yıldır sürdürdüğümüz araştırmamız, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarının zaman içinde nasıl değiştiğini görmemizi de sağlıyor. Bu yıl elde ettiğimiz sonuçları önceki yıllarla karşılaştırarak hem devam eden eğilimleri hem de tüketicilerin tercihlerinde ortaya çıkan değişimleri değerlendirdik. Ekonomik koşulların satın alma kararlarına nasıl yansıdığını ve dijital teknolojilerin alışveriş sürecindeki yerini de bu çerçevede ele aldık.
Araştırmamızda kasım indirimlerinde en az bir ürün satın almayı olası gören tüketicilerin oranı Türkiye’de %94’e ulaştı. 2025’te %87 olan bu oran, bir yılda 7 puan arttı.
Avrupa’da da benzer bir artışla %83’ten %89’a yükseldi.
Daha az harcama yapmayı planlayan tüketicilerin gerekçelerinde bütçe yönetimi ilk sırada yer alıyor. Türkiye’de bu grubun %55’i harcamalarında daha dikkatli davrandığını, %52’si ise bu yıl harcayacak daha az parası olduğunu belirtiyor.
Üç yıllık karşılaştırmada, harcamalarında dikkatli davrandığını söyleyenlerin oranı 2024’te %53, 2025’te %60 ve 2026’da %55 oldu. Harcanabilir gelirinin azaldığını belirtenlerin oranı ise aynı dönemde %47’den %52’ye yükseldi.
Sonuçlarımız, daha düşük harcama planlarının yalnızca bütçe kısıtlarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Tüketicilerin kampanyaların sunduğu avantajlara ilişkin değerlendirmeleri de harcama kararlarında yer tutuyor.
Türkiye’de tüketiciler 2026 yılında harcamalarının %69’unu online kanallarda, %31’ini fiziksel mağazalarda yapmayı planlıyor. Online kanalın payı 2024’te de %69 iken 2025’te %72’ye yükselmişti. Bu yıl yeniden %69’a geriledi.
Avrupa’da online kanalın payı üç yıl boyunca %67–68 aralığında kaldı. Dolayısıyla her iki pazarda da online alışveriş ağırlığını korurken kanal dağılımında köklü bir değişim görülmüyor.
Ödeme tercihlerinde ise daha belirgin farklılıklar var. Türkiye’de “şimdi al, sonra öde” seçeneğini tercih edenlerin oranı %36’dan %26’ya gerilerken, perakendecilerin sunduğu taksit planlarını tercih edenlerin oranı %43’ten %50’ye yükseldi. Avrupa’da bu oran %21.
Bu ayrışma, ödeme esnekliğinin yanı sıra sunulan koşulların da tüketicinin tercihlerinde önem taşıdığına işaret ediyor. Perakendeciler açısından ödeme seçenekleri, satın alma sürecinin son aşamasında sunulan bir kolaylığın ötesinde, teklifin değerini tamamlayan bir unsur.
Türkiye’de tüketicilerin Efsane Cuma alışverişleri öncesinde başvurduğu kaynakların ilk sırasında %43 ile fiyat karşılaştırma ve fırsat siteleri yer alıyor. Bu oran 2025’te %34, 2024’te ise %32 idi.
Ürün yorumları ve tüketici forumlarını kullananların oranı Türkiye’de %39 Avrupa’da %22. Marka internet siteleri ve uygulamalarından yararlananların oranı %36, arama motorlarını kullananların oranı ise %34.
Araştırmamızdaki en belirgin değişimlerden biri pazaryerlerinde görülüyor. Türkiye’de ürün araştırması için pazaryeri internet sitelerini kullananların oranı 2024’te %77 iken 2025’te %50’ye, 2026’da %28’e geriledi. Avrupa’da da 2024’te %72 olan oran 2026’da %33’e düştü.
Bu değişim, tüketicilerin ürün araştırmasında başvurdukları kaynakların ağırlığının farklılaştığını gösteriyor. Fiyat karşılaştırma siteleri ve diğer tüketicilerin deneyimleri daha fazla yer bulurken pazaryerlerinin araştırma amacıyla kullanımında belirgin bir düşüş yaşanıyor.
Bu yıl araştırmamızda tüketicilerin kampanyalarda sunulan indirimleri nasıl doğruladığını da inceledik. Türkiye’de katılımcıların %54’ü ürünün fiyat geçmişini kontrol ettiğini, %50’si fiyat karşılaştırma sitesi veya uygulaması kullandığını belirtiyor. Farklı perakendecilerin fiyatlarını karşılaştıranların oranı %46.
Avrupa’da fiyat geçmişini kontrol edenlerin oranı %39, fiyat karşılaştırma araçlarını kullananların oranı ise %36. Türkiye bu iki yöntemde Avrupa’nın sırasıyla 15 ve 14 puan üzerinde.
Türkiye’de indirimlerin gerçekliğini kontrol etmediğini söyleyenlerin oranı yalnızca %3. Avrupa’da ise %6.
Sonuçlarımız, tüketicilerin indirim oranlarını değerlendirirken yalnızca perakendecilerin sunduğu bilgilere bağlı kalmadığını gösteriyor. Fiyat geçmişi, alternatif satıcıların teklifleri ve bağımsız karşılaştırma araçları satın alma öncesi değerlendirmelerin bir parçası.
Türkiye’de yapay zekânın alışveriş sürecindeki kullanım alanlarının başında ürün özelliklerini ve değerlendirmelerini karşılaştırmak geliyor. Katılımcıların %33’ü bu amaçla yapay zekâ kullandığını veya kullanmayı düşündüğünü belirtiyor.
İndirimlerin gerçekliğini kontrol etmek isteyenlerin oranı %29, ihtiyaçlarına uygun ürünleri bulmak isteyenlerin oranı %27, farklı markalar arasındaki fiyatları karşılaştırmak isteyenlerin oranı ise %25.
Avrupa’da ürün karşılaştırma amacıyla kullanım %22 seviyesinde. Türkiye’deki oran Avrupa’nın 11 puan üzerinde.
Buna karşılık, belirlediği tercih ve bütçe doğrultusunda yapay zekânın kendi adına alışverişi tamamlamasını isteyenlerin oranı Türkiye’de %12, Avrupa’da %10.
Bu, yapay zekânın alışveriş sürecinde öncelikle bilgi toplama, seçenekleri değerlendirme ve fiyatları doğrulama amacıyla tercih edildiğini gösteriyor. Satın alma işleminin tamamlanması ise daha sınırlı ilgi gören bir kullanım alanı.
Üç yıldır gerçekleştirdiğimiz Efsane Cuma Araştırmamız, kasım indirimlerinin tüketicilerin alışveriş planlarında önemli bir yer tutmaya devam ettiğini gösteriyor. Türkiye’de alışveriş yapmayı planlayanların oranı %94’e ulaşırken harcamalarını reel olarak artırmayı düşünenlerin oranı önceki yıla göre geriliyor.
Bu yılın sonuçlarında özellikle üç eğilim öne çıkıyor.
Tüketiciler alışverişlerini daha erken planlıyor. Efsane Cuma haftasından önce hazırlığa başlayanların oranı 3 yılda %45'ten %61'e yükseldi. Bu değişim satın alma sürecinin kampanya haftasından önce başladığını gösteriyor.
Fiyat karşılaştırması ve indirim doğrulama alışveriş kararlarında daha fazla yer tutuyor. Tüketiciler ürünlerin fiyat geçmişini inceliyor, farklı satıcıların tekliflerini karşılaştırıyor ve diğer kullanıcıların değerlendirmelerine başvuruyor. Kampanyanın sunduğu avantajı doğrulama ihtiyacı, satın alma öncesi araştırmanın önemli bir parçası haline geliyor.
Yapay zekâ alışveriş araştırmalarında kullanılmaya başlıyor. Ancak tüketicilerin bu teknolojiye yaklaşımı kullanım alanına göre değişiyor. Ürünleri karşılaştırmak ve fiyatları kontrol etmek için yapay zekâdan yararlanmaya daha açık olan tüketiciler, satın alma işlemini tamamen devretme konusunda daha sınırlı bir istek gösteriyor.
Araştırmamızın bulguları, Efsane Cuma’da rekabetin yalnızca indirim oranıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Tüketicinin bütçesine uygun bir teklif sunmak, fiyat avantajını anlaşılır kılmak ve verilen hizmet sözünü yerine getirmek birlikte önem taşıyor. Perakendeciler açısından başarı, kampanya döneminde elde edilen satışın yanında, bu satışın kârlılığa ve sonraki alışverişlere katkısıyla da değerlendirilmeli. Bu nedenle fiyatlandırma, ödeme, stok, teslimat ve satış sonrası hizmetlerin aynı müşteri deneyiminin parçaları olarak yönetilmesi gerekiyor.
Cihan Harman
Perakende ve Tüketici Ürünleri Sektörü Lideri, PwC Türkiye
Telefon: +90 212 326 6067