Sosyal Güvenlik Bülteni - 2026/08

SGK Borçlarının 6183 Sayılı Kanuna Göre Tecil ve Taksitlendirmesinde Değişiklik Hk.

  • 2 dakikalık okuma
  • 03 Şubat 2026

Özet

SGK’ya olan borçların 6183 sayılı Kanuna göre tecil ve taksitlendirme şartlarında 30.01.2026 tarihinden itibaren değişiklik yapılmıştır.

SGK’nın 30.01.2026 tarihli ve 2026/7 sayılı Genelgesinde;

SGK Yönetim Kurulunun 28.01.2026 tarihli ve 2026/67 sayılı kararıyla, 2024/12 sayılı “6183 Sayılı Kanun Kapsamında Kurum Alacaklarının Takip İşlemleri” konulu ana genelgesinin “17- 6183 Sayılı Kanunun 48 İnci Maddesi Kapsamında Tecil İşlemi” başlıklı bölümündeki tecil işlemlerine ilişkin usul ve esaslarda aşağıdaki değişiklikler yapıldığı belirtilmiştir.

1. 17. 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil işlemi" başlıklı bölümündeki 50.000-TL olan tutarlar 250.000-TL olarak değiştirilmiş olup, buna göre; Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı 250.000-TL’yi aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmayacak, bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı 250.000-TL’yi aşan kısmın yarısı olacaktır.

2. "17.4. İlk taksitin ödenmesi ve tecilin başlaması” başlıklı bölümündeki; Tecil talep edilen borç tutarının ödeme planı bazında en az %10’u ilk taksit (peşinat) tutarı olarak belirleneceği, kalan borç diğer taksitlere eşit olarak bölüneceği ve tecil işlemi, belirlenen ilk taksit tutarının tamamının ödendiği tarihte başlayacağı belirtilmişken, yapılan değişiklikle 2026/07 sayılı genelgenin yayımı tarihi olan 30.01.2026 tarihinden sonra alınan tecil başvurularında geçerli olmak üzere tecil işlemi belirlenen ilk taksit tutarının defaten ödendiği tarihte başlayacaktır.

3. 17.4.1. Tecil süresi ve kademeli tecil” başlıklı bölümünün;

3. paragrafında yapılan değişiklikle: ilk taksit olarak tecil talep edilen borç tutarının ödeme planı bazında en az %10’u ödenmek şartıyla sonraki beş taksit, eşit taksitlere bölünmüş ödeme planındaki taksit tutarının %50’sinden az olmamak kaydıyla kademeli olarak tecil edilebilecekken yapılan değişikle beş taksit altı taksite çıkarılmıştır.

4. paragrafında yapılan değişiklikle: Borçlular tarafından kademeli tecil talebinde bulunulması durumunda, en fazla başlangıçtaki beş aya ait taksit tutarları, tecil talep edilen borç tutarının, ödeme planındaki taksit sayısına bölünmesi suretiyle bulunacak tutarın %50'sinden az olmamak kaydıyla kademeli taksit tutarları hesaplanmakta iken yapılan değişiklikle altı taksit tutarı üzerinden hesaplama yapılacaktır.

4. 17.5.3. Tecil işlemi bozulanların yeni tecil taleplerinin değerlendirilmesi” başlıklı bölümde; Tecil süreci devam ederken borçlunun yapılandırma kanunlarından yararlanmak amacıyla yaptığı başvurular nedeniyle sona eren tecil işlemlerinin bozulmuş tecil olarak değerlendirmeye alınmayacağı şeklinde değişiklik yapılmıştır.

5.  "17.6. Teminat" başlıklı bölümündeki 50.000-TL olan tutarlar 250.000-TL’ye çıkarılmış olup;

Teminatsız tecil tutarı olan 250.000-TL için olup tecil işleminde teminat gösterilmesine gerek olmadığı, bu tutarı aşmayan borçların tecilinde teminat aranılmayacağı, teminatsız tecil tutarının, işyeri ve borç türüne bakılmaksızın borçlunun alacaklı SGK müdürlüğüne olan borç toplamı esas alınarak belirleneceği,

Teminatsız tecil tutarı, tecil edilen borçların toplamı esas alınarak uygulanacağından, tecil edilen ve tecil şartlarına uygun olarak ödeme yapılan borçlar için bu tutar dikkate alınmış ise yeni tecil taleplerinde daha önce tecil edilmiş borç tutarı ile talepte bulunulan borç tutarının toplamı dikkate alınacağı,

Borcun tecilinden önce haczedilmiş malların, tecil edilen borçlar için değerleri tutarınca teminat yerine geçeceği, bu durumda borcun teminatsız tecil tutarını aşıp aşmadığına bakılmayacağı,

Borcun tecilinden önce haczedilmiş malların değeri, tecil edilen borç tutarından ve gösterilmesi gereken zorunlu teminat tutarından az ise haczedilen malların değeri ile zorunlu teminat tutarı arasındaki fark kadar teminat gösterilmesinin istenileceği, bu durumda zorunlu teminat tutarı belirlenirken teminatsız tecil tutarının dikkate alınacağı,

Şeklinde paragraflar ve örnekler eklenmiştir.

6. 17.6.1. Taşınır ve taşınmaz malların teminat olarak alınması ve değer tespitlerinin yapılması" başlıklı bölümündeki tecil işlemlerinde teminat olarak gösterilen taşınmaz malların değer tespit usulünde yapılan değişiklikler alt bölüm olarak eklenen “17.6.1.1. Taşınır ve taşınmaz malların değer tespitlerinin yapılması” başlıklı bölümde açıklanmış olup;

Gösterilen teminat taşınır ise öncelikle icra memuru tarafından değer tespiti yapılacağı, taşınırın niteliğine göre ilgili SGK müdürlüğü servisi veya müdürü amiri tarafından gerek görülmesi hâlinde bilirkişilere değer biçtirileceği ya da ilgili meslek ve esnaf odalarından görüş alınacağı veya emsal malların piyasa araştırmasının yaptırılacağı,

Tecil işlemlerinde teminat olarak taşınmaz gösterilmiş ise değer tespitlerinde;

  • Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde yetkilendirilmiş değerleme uzmanları veya değerleme şirketleri tarafından düzenlenen raporların,
  • Ticaret, Sanayi ve Deniz Ticaret Odaları ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları veya bunların bağlı olduğu birlik yönetimlerince bilirkişilik, eksperlik ve hakemlik yapma yetkisi verilenler tarafından düzenlenen raporların,
  • Bankalar ve sigorta şirketleri tarafından yaptırılan değer tespit raporlarının,
  • Mahkemeler veya icra daireleri tarafından yaptırılan değer tespit raporlarının,
  • Kurum teknik personeli tarafından düzenlenen raporların esas alınacağı

Söz konusu değerleme raporlarından, tecil başvurusunda bulunulan yıl veya bir önceki takvim yılı içerisinde düzenlenmiş raporlar kabul edileceği,

Tecil işleminde Kurum alacağına karşılık teminat olarak gösterilen malların değer tespiti için düzenlenen bilirkişi raporlarında malın niteliği, satış kabiliyeti, birim değeri, gayrimenkul ise konumu, kullanım alanı, tapu bilgileri, üzerinde işgal veya tapuya şerh edilmemiş yapıların bulunup bulunmadığı gibi imar durumunu belirleyici hususlar ile piyasa analizleri, inşaat özellikleri ve diğer faktörlerin yer alıp almadığına dikkat edileceği, ayrıntılı olarak düzenlenmemiş yalnızca değerini belirtir şekilde düzenlenen ve bilirkişinin uzmanlık alanına girmeyen raporlara itibar edilmeyeceği,

Bu nedenle, gayrimenkullerin değer tespitine ilişkin bilirkişi raporlarında önerilen hususlarda tereddüt edilmesi veya şüpheye düşülmesi hâlinde başka bir bilirkişi raporu istenebileceği gibi, SGK teknik personeline de değer tespiti yaptırılabileceği,

Belirtilmiştir.

7. 17.7.2. Teminat dışındaki hacizlerin kaldırılması" başlıklı bölümünün birinci paragrafında yer alan “Borçlunun malları üzerine haciz tatbik edildikten sonra yapılan tecil taleplerinde borcun 50.000 TL ve altında olup olmadığına veya malın değerinin zorunlu teminat tutarının üzerinde olup olmadığına bakılmayacak, haczedilmiş mallar değeri tutarınca teminat olarak kabul edilecektir. " hükmündeki tutar "250.000-TL" şeklinde değiştirilmiştir.

8. "17.7.3. Ödemeler nispetinde hacizlerin kaldırılması, teminatın iadesi ve teminat değişikliği" başlıklı bölümünde yer alan örnek-2 aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Örnek-2: K Anonim Şirketinin gecikme cezası ve zammı dâhil 6.000.000 TL tutarındaki sigorta primi borcundan dolayı Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından her biri 1.000.000 TL değerindeki 5 araç (toplam 5.000.000 TL) üzerine haciz tatbik edilmiştir. Borçlu şirket, tecil talep etmiş ve söz konusu borçlar 36 eşit taksitle ödenmek üzere tecil edilmiştir. Haczedilen araçların toplam değeri, tecil edilen borç tutarından az, ancak zorunlu teminat tutarından (6.000.000-250.000) / 2 = 2.875.000 TL'den fazladır. Borçlu şirket tarafından, 25 taksit ödendikten sonra kalan borç tutarının tecil faizi dâhil 3.646.652,78 TL olduğu varsayıldığında, 4 aracın toplam değeri, kalan 3.646.652,78 TL tutarındaki borcu karşıladığından, talep edilmesi hâlinde sadece bir araç üzerindeki haciz kaldırılabilecektir."

9. 17.8.1. Aylık taksitlerin aksatılması" başlıklı bölümünün birinci bendinde yer alan; Aylık taksit ödemelerine ilişkin aşağıda belirtilen durumlardan herhangi birinin gerçekleşmesi hâlinde tecil işlemi bozulacaktır. Buna göre;

“1) Üç taksitin ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen üçüncü taksitin ödeme süresini takip eden günde tecil işlemi bozulacaktır.” şeklindeki birinci bentteki üç ve üçüncü ibareleri dört ve dördüncü şeklinde,

“2) Ödenmeyen en fazla iki taksitin son taksit ödeme süresine kadar ödenmemesi hâlinde, son taksit ödeme süresini takip eden günde tecil işlemi bozulacaktır.” şeklindeki ikinci bentteki iki ibaresi üç şeklinde,

Değiştirilmiştir.

Bu maddedeki değişiklikler 2026/7 sayılı Genelgenin yürürlük tarihi olan 30.01.2026 tarihinden önce alınıp da karara bağlanmamış tecil talepleri ile bu tarih itibarıyla devam eden tecil işlemleri için de kalan süre dikkate alınmak suretiyle geçerli olacaktır.

10.  17.8.2.1. Cari ay kavramı" başlıklı bölümünün birinci paragrafındaki “Cari ay kavramı, tecil peşinatının ödendiği tarihte henüz ödeme süresi geçmemiş ayları ifade etmektedir” hükmü "Cari ay kavramı, yasal süresi içerisinde verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinden veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinden kaynaklanmakla birlikte tecil peşinatının ödendiği tarih itibarıyla henüz ödeme vadesi geçmemiş primler ile bu tarihten sonra yasal süresi içerisinde verilen prim belgelerinden/beyannamelerinden kaynaklanan primler, cari ay borcu olarak kabul edilecektir” şeklinde değiştirilmiştir.

11. "17.8.2.2. Cari ay yönünden bozma şartları" başlıklı bölümündeki: Cari ay ödemelerine ilişkin aşağıda belirtilen durumlardan herhangi birinin gerçekleşmesi hâlinde tecil işlemi bozulacaktır. Buna göre;

“1) Bir takvim yılında üç cari aya ait borcun ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen üçüncü cari ayın son ödeme süresini takip eden günde tecil işlemi bozulur.”, şeklindeki birinci bentteki üç ve üçüncü ibareleri dört ve dördüncü şeklinde,

2) Bir takvim yılında en fazla iki cari aya ait borcun ödeme planındaki tecil süresi aşılmamak

kaydıyla en geç izleyen takvim yılının sonuna kadar ödenmemesi hâlinde, söz konusu takvim yılını takip eden ilk günde tecil işlemi bozulur.”, şeklindeki ikinci bentteki iki ibaresi üç şeklinde,

Değiştirilmiştir.

Bu maddedeki değişiklikler 2026/7 sayılı Genelgenin yürürlük tarihi olan 30.01.2026 tarihinden önce alınıp da karara bağlanmamış tecil talepleri ile bu tarih itibarıyla devam eden tecil işlemleri için de kalan süre dikkate alınmak suretiyle geçerli olacaktır.

12. "17.9.10.1. Aylık taksitlerin aksatılması” başlıklı bölümünün birinci bendindeki: Aylık taksit

ödemelerine ilişkin aşağıda belirtilen durumlardan herhangi birinin gerçekleşmesi hâlinde tecil işlemi bozulacaktır. Buna göre.

“1-) Üç taksitin ödenmemesi hâlinde, ödenmeyen üçüncü taksitin ödeme süresini takip eden günde,” şeklindeki birinci bentteki üç ve üçüncü ibareleri dört ve dördüncü şeklinde,

“2) Ödenmeyen en fazla iki taksitin son taksit ödeme süresine kadar ödenmemesi hâlinde, son taksit ödeme süresini takip eden günde,” şeklindeki iki ibaresi üç şeklinde,

Değiştirilmiştir.

Bu maddedeki değişiklikler 2026/7 sayılı Genelgenin yürürlük tarihi olan 30.01.2026 tarihinden önce alınıp da karara bağlanmamış tecil talepleri ile bu tarih itibarıyla devam eden tecil işlemleri için de kalan süre dikkate alınmak suretiyle geçerli olacaktır.

Yukarıdaki değişiklikler 2026/7 sayılı Genelgenin yayım tarihi olan 30.01.2026’da yürürlüğe girmiştir.

İlgili SGK Genelgesine aşağıdaki bağlantı aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

2026/7 Sayılı Genelge

Bize ulaşın

PwC bülten ve bilgilendirme gönderimlerini almak ve daha fazla bilgi edinmek için bize ulaşın.

İletişim

Celal Özcan

Celal Özcan

Sosyal Güvenlik Hizmetleri, Direktör, PwC Türkiye

Bizi takip edin