Güven inşa etmek için dönüşüm

PwC 11. Küresel Aile Şirketleri Araştırması

Aile şirketleri hizmeti
  • Araştırma
  • 10 dakikalık okuma
  • 14 Aralık 2023
%85

şirketin net bir şirket amacı bulunuyor

%47

müşterilerinin onlara tamamen güvenmediğini düşünüyor

%71

aile şirketlerinin, sürdürülebilir iş ortamı yaratmakta önderlik etme fırsatının olduğunu düşünüyor

Aile şirketlerinin, miraslarını sürdürebilmek için önceliklerini değiştirmeleri gerekiyor.

İş dünyasında güvenin nasıl tesis edileceğine yönelik anlayış köklü ve hızlı bir şekilde değişiyor. Müşteriler ve çalışanlar dahil olmak üzere herkes için, sürdürülebilirlik, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık gibi konular güvenilirlik sınavının kilit konuları haline geldi. 

Şirketlerin, neyin güven oluşturacağı konusunda farklı beklentileri olan ve bilgiyi tamamen farklı şekillerde tüketen yeni paydaş gruplarını hesaba katmaları gerekiyor. Güven kazanmaya yönelik yeni ölçütler söz konusu olduğunda, aile şirketlerinin hem gerekenleri yapması hem de yaptıklarını göstermesi gerekiyor. Çalışmalarının görünürlüğünü artırarak bunları paydaşlarına sürekli olarak iletmeleri önemli görünüyor. PwC’nin 2023 yılı Aile Şirketleri Araştırmasının temel bulguları bu sonuçlara işaret ediyor. 

Türkiye’de araştırmaya katılan Aile Şirketleri’nin; %53’ü müşterileri tarafından, %44’ü çalışanları tarafından, %67’si aile üyeleri tarafından, tamamen güvenilir bulunduklarını düşünüyor.

Güven, her zaman aile şirketlerini diğer şirketlerden ayıran hayati bir rekabet avantajı olmuştur. Edelman Güven Barometresi aile şirketlerine duyulan güven düzeyinin diğer şirketlerden daha yüksek olduğunu doğruluyor: Aile şirketlerinin güven puanı, genel olarak diğer şirketlerden 12 puan daha yüksek. PwC’nin son araştırmasında da görüldüğü gibi, güven ve kârlılık birbiriyle doğru orantılı olduğu için, güven seviyesinin yüksek olması, performansın da yüksek olduğu anlamına gelebilir.

Araştırmaya katılanların uzun vadeli ve iddialı hedeflerine ulaşabilmeleri için güven birikimlerini korumanın/artırmanın yeni yollarını bulmaları kritik önem taşıyor ve kamuoyu gibi daha geniş kilit paydaş gruplarında güven inşa etmek konusunda da daha proaktif olmaları gerekiyor. 

Araştırmaya katılanların %77’si önümüzdeki iki yıl içinde büyüme beklediğini, %14’ü ise hızlı ve agresif bir büyüme beklediğini söylüyor. 

%51’i yeni pazarlara açılmanın en önemli öncelikleri olduğunu ifade ediyor. 

Türkiye’deki aile şirketlerinin %89’u ve küresel aile şirketlerinin %79’u net bir şirket misyonu olduğunu belirtiyor. Ancak hem Türkiye’deki şirketler hem de küresel şirketlerin birçoğu bu misyonun etkili olabilmesi için, misyonu yazıya dökmek veya şirket dışı iletişimini yapmak gibi net adımlar atmıyor.

Türkiye’deki aile şirketlerinin birçoğunun müşteri memnuniyeti ve büyümeye yönelik hedefleri olsa da sadece küçük bir kısmının çeşitlilik, kapsayıcılık ile sosyal etkiye yönelik amaç ve hedefler belirlediğini görüyoruz.

Güvenin somut bir şey olması ve güveni sistematik olarak kazanmanın mümkün olması ise olumlu bir haber. Ama eğer aile şirketleri güven avantajlarını korumak istiyorlarsa, bunu sağlamak için “dönüşüm” gerekiyor. Birçok lider bu gerçeği yeni yeni kavramaya başlıyor. Aile şirketlerinin üçte birinden fazlası paydaşlarla güven inşa etmenin önündeki en büyük zorluğun mevcut şirket kültürü olduğunu söylüyor.

Güven inşa etmek için dönüşüm: Müşteriler

PwC Türkiye’nin Ocak 2023 yılında yayınladığı araştırma da küresel tüketicilerin görüşlerini destekler nitelikte; 10 kişiden 6’sı sürdürülebilirlik kavramını destekleyen markaların etiket fiyatından daha fazla ödemeye olumlu yaklaşıyor.  

  • Dünyadaki şirketlerin %15’i net bir sürdürülebilirlik stratejisi oluşturmak konusunda ‘oldukça ileride’ olduğunu düşünüyor, Türkiye’deki şirketler için bu oran %15. 
  • Türkiye’deki şirketlerin sadece %12’si sürdürülebilirliğe odaklanmadığını söylerken, %9’u sürdürülebilirlik için nasıl bir adım atması gerektiğinden emin değil veya kendi şirketi için uygulanabilir bulmuyor. Küresel aile şirketlerinin ise %67’si sürdürülebilirliğe hiç odaklanmadıklarını veya çok az odaklandıklarını söylüyor, 
  • %19’u şirketin çevre üzerindeki etkisini en aza indirmenin öncelikleri arasında olduğunu söylüyor. 
  • %20’si şirketlerinin karbon ayak izini azaltmanın önümüzdeki iki yıla dair öncelikleri arasında yer aldığını söylüyor, 

Türkiye’deki şirketler %24 ile küresel şirketlere kıyasla bu konuda daha kararlı görünüyor. Türkiye’deki aile şirketleri, kalite kontrol mekanizmalarına sahip olmak, önemli konularda kamusal duruş sergileyebilmek, şeffaf iletişim kurmak ve müşteri geri bildirim sistemlerini kullanmak da dahil olmak üzere birçok alanda, küresel aile şirketleriyle kıyaslandığında oldukça ileri olduğunu gösteren bir tablo çiziyor

Sürdürülebilirlik, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık alanlarında her ne kadar küresel bazda farklılıklar olsa da hiçbir ülkede aile şirketleri bunları en önemli öncelikleri haline getirmiyor. Türkiye’deki aile şirketlerinin sırasıyla sadece %26’sının ve %38’inin çeşitlilik ve kapsayıcılık ile sürdürülebilirlikten sorumlu bir çalışanı veya ekibi bulunuyor. Avrupa’da aile şirketlerinin yalnızca %20’si paydaşlarına ilettikleri bir sürdürülebilirlik anlayışlarının olduğunu söylüyor. Kuzey Amerika’da ise bu oran yalnızca %8. Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık alanında oranlar bir nebze daha iyi: Avrupa’da aile şirketlerinin %27’sinin çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık konusunda net bir amaçları bulunuyor; ABD’de ise aile şirketlerinin yalnızca %18’inin bu konuyla ilgili net bir amacı bulunuyor. 

Sürdürülebilirlik, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık ve kamuyu ilgilendiren diğer konulara duyarlılık göstererek güven kazanan aile şirketlerinin geleceğe dair büyüme beklentileri daha iyimser. Örneğin, yetenekleri çekmeye ve elde tutmaya odaklanan katılımcıların %49’u (bu da diğer faktörlerin yanında çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık konusunda farkındalığın arttığını gösteriyor) gelecekte yüksek bir büyüme oranı yakalamayı beklediklerini söylerken, bu alana öncelik vermeyenlerde bu oran %40.

Güven inşa etmek için dönüşüm: Çalışanlar

Güven içten dışa doğru inşa edilir; çalışanları tarafından güvenilmeyen bir şirkete müşterileri de güvenmez. Türkiye’deki aile şirketlerinin, %29’u yetenekleri çekmek ve elde tutmak için odaklandıklarını, buna yönelik çok fazla enerji ile kaynak harcayan ve yatırım yaptıklarını belirtiyor; katılımcılar, büyüme ve kârlılığı öncelediklerini belirtiyorlar ancak bunu, müşteri ve çalışanların güvenleri pahasına yapmayacaklarını da ekliyorlar. Çalışanlar arasında güveni artırmak ise, Türkiye’deki aile şirketlerinin önümüzdeki iki yılda kendilerine koyduğu önceliklerden biri (%35), küresel aile şirketlerinde bu oran yine benzer şekilde %32.

Çalışan güveni üç faktöre dayanıyor: 

Amaç ve değerler

Sürdürülebilirlik taahhüdü

Hesap verebilirlik. 

Güven inşa etmek için dönüşüm: Aile

Aile şirketlerinin liderleri, aile üyeleri arasında güven inşa etmenin gerekli olduğunu anlamalılar. Aile şirketi liderlerinin %74’ü bu güveni inşa ettiklerini düşünüyor. Ancak, aile içindeki çatışmanın aynı zamanda şirketin geneline duyulan güveni de olumsuz etkilediğini düşünüyorlar. Aile üyeleri arasında güven genellikle yüksek görülse de Türkiye’deki katılımcıların üçte biri aile üyeleri arasındaki güven düzeyinin düşük seviyede olduğunu kabul ediyor. Aile üyeleri arasındaki iletişim karmaşık bir yapıya sahip; şirketin gidişatı hakkında ailede mutabakat olduğunu söyleyenler Türkiye’de %50 oranında, küresel olarak bu oran %59. Hem küresel hem de Türkiye’deki aile şirketlerinde, aile içi anlaşmazlıklar üçüncü taraflar veya çözüm mekanizmaları kullanılmadan aile içinde ele alınıyor.

Aile şirketleri liderlerinin yalnızca %65’i, resmi yönetişim mekanizmaları olduğunu söylüyor. Bu mekanizmalar arasında hissedar anlaşmaları, aile yasaları ve protokolleri ile vasiyetler bulunuyor. Türkiye’deki aile şirketlerinin %71’inde ve küresel aile şirketlerinin %81’inde bir tür yönetişim politikası bulunuyor. 

Türkiye’deki aile şirketlerinin %59’u  ve küresel aile şirketlerinin %64’ü karar verme sürecini besleyen güvenilir ve zamanlı bilgi/veriye erişimi olduğunu söylüyor.

Aile şirketlerinin güven inşa edebilmeleri için yeni dönüşüm yolları 

Günümüzde güven inşa etmenin formülü, birçok şirket için alışılmışın dışında olan, dönüştürücü bir yaklaşım gerektiriyor. Hayırseverlik yoluyla topluma “geri verme” taahhüdünün daha geniş paydaş grupları için önemli olan konular çerçevesinde, net şekilde ifade edilen, gözlemlenebilir eylemlere dönüştürülmesi gerekecek. Bu eylemler arasında ilk ve en önemlisi:

Aile şirketlerinin güçlü idealleri olduğunu söylemeleri yeterli değil. Uygunsuz davranışların bildirilmesi için adil bir şirket içi sistem ile müşterilere yönelik net bir geri bildirim mekanizmasının oluşturulmasından başlayarak, bu ideallerini iç ve dış paydaşlarıyla olan ilişkilerine yansıtmaları gerekiyor. Bunlar, aile şirketlerinin güven inşa etmelerini sağlayacak görünür çözümler.  

Aile şirketleri göz önünde olmamaya alıştılar ve genellikle şirketleri hakkındaki bilgileri kamuya açık olarak paylaşma konusunda isteksizler. Ancak güven inşa etmek için şeffaflık çok önemli. Bu da şirketin sürdürülebilirlik, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık hedefleri ile bu hedefler karşısındaki performansının düzenli olarak halka açık şekilde raporlanması anlamına geliyor. Örneğin; çikolata üreticisi Barry Callebaut, kakao hasadı yapılan ülkelerdeki çalışma uygulamalarına ilişkin sıkı incelemelerin yaşandığı sektörde faaliyet modelini dönüştürüyor. Forever Chocolate (Sonsuza Kadar Çikolata) adlı sürdürülebilirlik stratejisi, şirketin bu ülkelerdeki sosyal ve çevresel etkilerini iyileştirmeye yönelik dört özel hedef ortaya koyuyor. 

Aile şirketlerinin eskisinden daha sesli, görünür ve aktif olması bekleniyor. Kamu güveni önem taşıyor ve dünyada olup bitenleri önemsediğinizi göstermek anlamına geliyor. 

Bu seneki araştırmanın mesajı açık: Aile şirketlerinin güven inşa etmek için sadece dönüştürücü etkiye sahip değişiklikler yapmaları değil, aynı zamanda çabalarını görünür kılarak ve paydaşlarına açık bir şekilde ileterek göstermeleri ve anlatmaları da gerekiyor. Günümüz dünyasında bu sadece müşteriler, çalışanlar ve aile üyeleri değil, aynı zamanda tüm kamuoyu anlamına geliyor. 

Aile Şirketleri Araştırması hakkında

PwC’nin 2023 yılı Aile Şirketleri Araştırması, aile şirketlerine yönelik uluslararası bir pazar araştırmasıdır. Bu araştırmanın amacı, aile şirketi liderlerinin, şirketlerini ve iş ortamlarını nasıl algıladıklarını anlamaktır. Araştırma, Uluslararası Aile Şirketleri Ağı (FBN) iş birliğiyle online olarak gerçekleştirilmiştir. 20 Ekim 2022-22 Ocak 2023 tarihleri arasında 82 ülkede 2.043 görüşme gerçekleştirilmiştir.

PwC 11. Küresel Aile Şirketleri Araştırması Raporu

PwC 11. Küresel Aile Şirketleri Araştırması Türkiye Raporu

Güven inşa etmek için dönüşüm

Türkçe Raporu incele (PDF of 3.99mb)
İngilizce raporu incele (PDF of 13.86mb)

İletişim

Mevlüt Akbaş

Mevlüt Akbaş

Aile Şirketi Hizmetleri Lideri, PwC Türkiye

Telefon: +90 212 355 23 54

Bizi takip edin